Sözlük: Cilt Bakımı, Sağlık ve Teknoloji Terimleri

Bu sözlük, KisaBilgi’nin cilt bakımı, güneş koruması, sağlık ve teknoloji içeriklerinde sıkça geçen terimlerin kısa açıklamalarını içerir. Yazılarımızı okurken karşılaştığınız teknik kelimeleri buradan hızlıca arayabilirsiniz. Sözlük bilimsel literatür, INCI veritabanı ve resmi kurum tanımları temel alınarak hazırlanmıştır.

Toplam: 40+ terim · Son güncelleme: 26 Mayıs 2026
☀️ Güneş Koruması Terimleri
SPF (Sun Protection Factor): Bir ürünün UVB ışınlarına karşı koruma faktörü. SPF 30 ≈ %96.7, SPF 50 ≈ %98 UVB koruma. Detay
PA (Protection Grade of UVA): UVA korumasının Japon ölçüm sistemi. PA+ düşük, PA++++ en yüksek korumayı gösterir.
UVA: Cilt yaşlanmasından (fotoyaşlanma) ve melanomdan büyük oranda sorumlu uzun dalga boyundaki UV ışını. Camdan geçer, bulutlu havada da etkilidir.
UVB: Yanık ve cilt kanseri risklerinin başlıca nedeni; kısa dalga boyundaki UV ışını. Cam UVB’yi engeller.
HEV (High Energy Visible Light): Mavi ışık. Ekranlardan ve güneşten gelen, fotoyaşlanmaya katkıda bulunan görünür ışık.
Mineral filtre: Çinko oksit ve titanyum dioksit içeren, UV ışınlarını yüzeyden yansıtan koruma türü. Hassas cilt için genellikle daha güvenli.
Kimyasal filtre: Octinoxate, oxybenzone, avobenzone gibi organik moleküllerin UV ışınını emerek ısıya dönüştürdüğü filtreler.
İki parmak kuralı: Yüz için iki parmak boyu (≈ 1/4 çay kaşığı) güneş kremi uygulama miktarı — etiketteki SPF değerinin gerçekleşmesi için gereken minimum doz. Detay
Fotoyaşlanma (Photoaging): UV maruziyetinin neden olduğu erken cilt yaşlanması; kırışıklık, leke, ince çizgiler, kollajen kaybı.
Fotosensitivite: Cildin UV’ye karşı artmış duyarlılığı; bazı ilaçlar (retinol, antibiyotik, NSAID) veya cilt durumları (rozasea, lupus) bu durumu artırır.
🧴 Cilt Bakımı Terimleri
Melasma: Yüzde simetrik kahverengi-grimsi lekelerle görülen, hormon ve güneşle tetiklenen pigmentasyon bozukluğu (gebelik maskesi).
INCI (International Nomenclature of Cosmetic Ingredients): Kozmetik ürünlerin içerdiği bileşenlerin uluslararası standart isimlendirme sistemi. Türkiye’de etiketlerde zorunludur.
Retinol: A vitamininin türevi; anti-aging, leke açıcı ve hücre yenileyici etkisi olan dermatolojide kanıta dayalı bir aktif. Detay
Retinoid: A vitamini türevlerinin geniş ailesi; retinol, retinaldehit, tretinoin (reçeteli), adapalene gibi formları içerir.
AHA (Alpha Hydroxy Acid): Glikolik, laktik, mandelik asit gibi su çözünür peeling asitleri. Üst cilt katmanını yenileyerek leke ve doku problemlerinde etkili.
BHA (Beta Hydroxy Acid): Salisilik asit; yağda çözünür, gözenek içine işleyerek akne ve siyah noktada etkili.
Niacinamide (B3 vitamini): Cilt bariyerini güçlendiren, gözenek görünümünü azaltan, leke ve kızarıklığı dengeleyen çok yönlü aktif.
Panthenol (Pro-vitamin B5): Yatıştırıcı, nemlendirici ve cilt bariyerini onarıcı içerik. Tahriş olmuş ciltler ve güneş yanığında sıkça kullanılır.
Hyaluronik asit: Cildin kendi yapısında var olan, suyu yakalayıp tutan moleküler süngerimsi yapı; nemlendirme için temel içerik.
Seramidler: Cilt bariyerinin yağ tabakasını oluşturan lipidler. Kuruluk, hassasiyet ve egzamada tamamlayıcı kullanılır.
Centella Asiatica (Cica): Asya tıbbından gelen, yara iyileşmesi ve cilt yatıştırma özellikli bitki ekstresi. Madecassoside içerir.
Cilt mikrobiomu: Cildin yüzeyinde yaşayan trilyonlarca yararlı bakteri, mantar ve virüsten oluşan ekosistem. Cilt sağlığının temelidir. Detay
Peeling (Eksfoliasyon): Ölü cilt hücrelerinin fiziksel veya kimyasal yöntemle uzaklaştırılması. Detay
Rozasea (Rosacea): Yüzde kalıcı kızarıklık, kılcal damar görünümü ve papülle seyreden kronik enflamatuar cilt hastalığı. Güneş ana tetikleyicidir. Detay
Hassas cilt: Çevresel uyaranlara, kozmetik ürünlere ve içeriklere normalden daha hızlı tepki veren cilt tipi. Klinik tanım gerektirir.
⚠️ Kaçınılması Gereken İçerikler
Oxybenzone: Kimyasal UV filtresi; mercan resifleri ve cilt hassasiyeti açısından tartışmalı, hassas ciltte irritan.
Octinoxate: Yaygın kimyasal UV filtresi; bazı çalışmalarda hormonal endokrin etkileri olabileceği bildirilmiş.
Denatured alcohol (Alcohol Denat): Cildi kurutan, hassas ciltte irritasyon yapabilen denatüre alkol. Etiketin üst kısmındaysa dikkat.
Parfüm (Fragrance): Onlarca bileşenden oluşan koku karışımı; hassas ciltlerde alerjik reaksiyon ve kontakt dermatit nedeni olabilir.
⚕️ Sağlık Terimleri
Kortizol: Böbreküstü bezlerinden HPA ekseni denetiminde salgılanan, stres yanıtı ve enerji metabolizmasını düzenleyen glukokortikoid hormon.
Seramid: Cilt bariyerinde nemi tutan ve dış etkenlere karşı koruyan yağ molekülü; menopozda azalır.
Cilt bariyeri: Cildin en üst tabakasının nem kaybını önleyen ve mikropları dışarıda tutan koruyucu katmanı.
Transepidermal su kaybı: Cildin yüzeyinden buharlaşarak kaybedilen su miktarı (TEWL); bariyer bozulduğunda artar.
Melanosit: Cildin pigment (melanin) üreten hücresi; hormon dalgalanmalarında aşırı çalışıp lekeye yol açabilir.
Elastin: Cilde esneklik ve geri toplanma yeteneği veren protein lifi; yaşla ve östrojen düşüşüyle azalır.
Peptit: Kısa amino asit zincirleri; bazı topikal peptitler ciltte kollajen yapımını desteklemek için kullanılır.
Hormon replasman tedavisi: Menopozda azalan östrojen ve progesteronun ilaçla yerine konması (HRT); esas olarak menopoz semptomları için kullanılır.
Androjenetik alopesi: Hormonlara duyarlı, genetik yatkınlıkla saçın tepe ve orta hatta incelmesiyle giden dökülme türü.
Hirsutizm: Kadınlarda androjen etkisiyle yüz ve vücutta erkek tipi, koyu ve kalın kıllanma.
Sebum: Cilt yağ bezlerinin salgıladığı, cildi nemli tutan yağlı sıvı; aşırısı akneye zemin hazırlar.
Komedon: Tıkanmış kıl folikülünün yarattığı siyah nokta (açık) veya beyaz nokta (kapalı) lezyonu.
Foliküler hiperkeratinizasyon: Kıl folikülü ağzındaki ölü hücrelerin aşırı birikip kanalı tıkaması; akne oluşumunun ilk basamağı.
Cilt mikrobiyomu: Cilt yüzeyinde yaşayan, bariyer ve bağışıklık dengesine katkı veren bakteri ve mikroorganizma topluluğu.
Cutibacterium acnes: Cildin doğal florasında bulunan, dengesi bozulduğunda akne iltihabıyla ilişkilenen bakteri (eski adı P. acnes).
IGF-1: İnsülin benzeri büyüme faktörü; yüksek glisemik beslenme ve sütle artar, sebum ve keratinosit çoğalmasını tetikler.
Androjen: Sebum üretimini artıran erkeklik hormonu grubu; akne patogenezinde merkezi rol oynar (testosteron, DHT).
Glisemik indeks: Bir besinin kan şekerini ne hızda yükselttiğini gösteren ölçü; yüksek değer insülin ve IGF-1 artışına yol açar.
Bağırsak geçirgenliği: Bağırsak duvarındaki sıkı bağlantıların gevşeyip madde sızıntısına izin vermesi (halk arasında ‘leaky gut’).
Endotoksemi: Bağırsak bakterilerinden köken alan lipopolisakkaritlerin (LPS) kana karışıp düşük dereceli iltihap yaratması.
Rozasea: Yüzde kalıcı kızarıklık, kılcal damar belirginliği ve papüllerle seyreden kronik cilt hastalığı.
Atopik dermatit: Kaşıntı, kuruluk ve iltihaplı lezyonlarla seyreden kronik egzama türü.
SIBO: İnce bağırsakta bakterilerin aşırı çoğalması; şişkinlik yapar ve rozasea gibi cilt sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir.
Healthspan: Bir kişinin ciddi hastalık ve işlev kaybı olmadan yaşadığı sağlıklı yaşam süresi (lifespan’den farklıdır).
Yaşlanmanın belirteçleri: Yaşlanmanın altında yatan, hücresel düzeydeki ortak biyolojik süreçler (hallmarks of aging).
Telomer: Kromozomların uçlarını koruyan, her hücre bölünmesinde kısalan koruyucu DNA başlıkları.
İnflammaging: Yaşla birlikte gelişen, düşük dereceli kronik iltihap hâli.
Hücresel senesans: Bölünmeyi kalıcı olarak durdurmuş ama ölmemiş, iltihap yapıcı maddeler salgılayan ‘zombi’ hücre durumu.
Senolitik: Senesan (zombi) hücreleri seçici olarak yok etmeyi hedefleyen ilaç veya bileşik.
SASP: Senesan hücrelerin saldığı, çevre dokuda iltihap ve hasar yaratan salgı fenotipi (senesans ilişkili salgı fenotipi).
NAD+: Enerji üretimi, DNA onarımı ve sirtuin etkinliği için gerekli, yaşla azalan hücresel koenzim.
Mitokondri: Hücrenin enerji (ATP) ürettiği organel; işlev bozukluğu yaşlanmayla ilişkilidir.
Sirtuinler: NAD+’a bağımlı, DNA onarımı ve metabolizmayı düzenleyen, yaşlanmayla ilişkili enzim ailesi.
Otofaji: Hücrenin hasarlı parçalarını parçalayıp geri dönüştürerek kendini yenilediği süreç (Ohsumi, Nobel 2016).
mTOR: Besin bolluğunda hücre büyümesini ve protein sentezini tetikleyen, yaşlanmada merkezi yolak.
AMPK: Enerji açığını algılayan, mTOR’u baskılayıp otofajiyi tetikleyen hücresel enerji sensörü.
Kalori kısıtlama: Yetersiz beslenmeden kaçınarak enerji alımını azaltma; hayvanlarda ömrü uzattığı gösterilmiştir.
Epigenetik saat: DNA metilasyon paternlerine dayanarak biyolojik yaşı tahmin eden ölçüm (Horvath saati).
Biyolojik yaş: Vücudun gerçek yıpranma düzeyi; kronolojik (takvim) yaştan farklı olabilir.
Geroprotektör: Yaşlanma sürecini yavaşlatması umulan ilaç veya bileşik (ör. metformin, rapamisin).
VO2max: Vücudun egzersizde kullanabildiği maksimum oksijen miktarı; kardiyorespiratuvar fitness ve uzun ömür göstergesi.
Atriyal fibrilasyon: Kalbin üst odacıklarının düzensiz ve hızlı kasıldığı, inme riskini artıran yaygın ritim bozukluğu (AFib).
Elektrokardiyogram: Kalbin elektriksel etkinliğini kaydeden test; akıllı saatler tek kanallı, hastane cihazları 12 kanallı ölçer (EKG).
SpO2: Kandaki hemoglobinin oksijenle doygunluk oranı (oksijen satürasyonu); puls oksimetreyle ölçülür.
Puls oksimetre: Parmağa veya bileğe takılan, ışık emilimiyle kandaki oksijen doygunluğunu ölçen cihaz.
Kalp hızı değişkenliği: Ardışık kalp atımları arasındaki süre farklarının değişkenliği (HRV); otonom sinir sistemi dengesini yansıtır.
Otonom sinir sistemi: Kalp, solunum ve sindirim gibi istemsiz işlevleri yöneten; sempatik ve parasempatik dallardan oluşan sinir sistemi.
Polisomnografi: Uyku laboratuvarında beyin dalgası, solunum ve kalp ritminin eşzamanlı kaydıyla yapılan altın standart uyku testi.
Aktigrafi: Bilekteki ivmeölçerle hareket kaydederek uyku-uyanıklık düzenini tahmin eden yöntem.
Ortozomnia: Uyku takip cihazı verilerine aşırı odaklanmanın yarattığı, uykuyu mükemmelleştirme takıntısı.
Bazal metabolizma hızı: Vücudun dinlenme hâlinde yaşamı sürdürmek için harcadığı temel enerji miktarı (BMH).
Diyabetik retinopati: Diyabetin göz retinasındaki damarlara verdiği, körlüğe yol açabilen hasar.
Otonom yapay zeka: Hekim yorumu olmadan doğrudan tanı koyabilen, FDA onaylı ilk örneği IDx-DR olan yapay zeka sistemi.
Fundus: Gözün arka iç yüzeyi (retina, optik disk, damarlar); fundus fotoğrafıyla görüntülenir.
Melanom: Pigment hücrelerinden kaynaklanan, en agresif cilt kanseri türü.
Dermoskopi: Cilt lezyonlarını büyütüp aydınlatarak inceleyen tanı yöntemi.
Mamografi: Memenin düşük doz röntgenle görüntülenmesi; meme kanseri taramasının temelidir.
Tomosentez: Memenin çok sayıda ince kesit halinde üç boyutlu görüntülendiği dijital mamografi tekniği (DBT).
Triyaj: Hastaların aciliyet derecesine göre önceliklendirilip sıralanması.
Sepsis: Enfeksiyona karşı vücudun aşırı ve düzensiz yanıtıyla organların zarar gördüğü, hayatı tehdit eden tablo.
Erken uyarı skoru: Vital bulgu ve laboratuvar verilerinden hastanın kötüleşme riskini hesaplayan klinik puanlama.
Dijital patoloji: Doku slaytlarının yüksek çözünürlükte taranıp dijital ortamda incelenmesi (whole slide imaging).
Büyük damar tıkanıklığı: Beyindeki ana atardamarlardan birinin pıhtıyla tıkanması (LVO); ağır inmenin başlıca nedenidir.
Kollajen: Vücutta en bol bulunan yapısal protein; cilt, kemik, tendon, kıkırdak ve bağ dokusunun ana iskeletini oluşturur.
Hidrolize kollajen: Enzimlerle küçük peptitlere parçalanmış, suda çözünen ve emilimi kolaylaştırılmış kollajen formu.
Kollajen peptit: Hidrolize kollajenden elde edilen kısa amino asit zincirleri; biyoyararlanımı yüksektir.
Fibroblast: Deri ve bağ dokuda kollajen, elastin ve hyaluronik asit üreten temel hücre.
Elastikiyet: Cildin gerildikten sonra eski hâline dönebilme yeteneği; kollajen ve elastin liflerine bağlıdır.
Tip I kollajen: Vücut kollajeninin yaklaşık %90’ı; cilt, kemik, tendon ve diş dokusunda baskındır.
Tip II kollajen: Eklem kıkırdağının ana kollajen türü; UC-II gibi denatüre formları eklem desteği için kullanılır.
Kıkırdak: Eklem yüzeylerini kaplayan, sürtünmeyi azaltan ve darbe emen esnek bağ dokusu.
Osteoartrit: Eklem kıkırdağının aşınmasıyla ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan en yaygın eklem hastalığı (kireçlenme).
Kollajen sentezi: Vücudun amino asitlerden yeni kollajen üretme süreci; C vitamini, bakır ve çinko kofaktörlerine ihtiyaç duyar.
Prolil hidroksilaz: Kollajen sentezinde prolini hidroksile eden, C vitaminine bağımlı enzim; kararlı üçlü sarmal için gereklidir.
Biyoyararlanım: Alınan bir maddenin kana karışıp dokularda kullanılabilir hâle gelen oranı.
Keratin: Saç, tırnak ve epidermisin üst tabakasını oluşturan lifli yapısal protein (kollajenden farklıdır).
Finansman yanlılığı: Bir çalışmanın sonucunun, onu finanse eden tarafın çıkarına uygun çıkma eğilimi.
Plasebo etkisi: Etkin madde içermeyen bir uygulamanın, beklenti nedeniyle gerçek bir iyileşme hissi yaratması.
Sirkadiyen ritim: Vücudun yaklaşık 24 saatlik iç biyolojik ritmi; uyku-uyanıklık, hormon ve metabolizmayı düzenler.
Suprakiyazmatik çekirdek: Hipotalamustaki ana biyolojik saat (SCN); ışık sinyaliyle sirkadiyen ritmi ayarlar.
Melatonin: Karanlıkta epifiz bezinden salgılanan, uykuya geçişi kolaylaştıran hormon.
REM uykusu: Hızlı göz hareketleri, kas atonisi ve yoğun rüya etkinliğiyle tanımlanan; duygusal hafızada rol oynayan uyku evresi.
Yavaş dalga uykusu: Delta dalgalarının baskın olduğu en derin uyku evresi (N3); fiziksel onarım ve beyin temizliğiyle ilişkilidir.
Uyku iğcikleri: N2 evresinde görülen 12-15 Hz frekansındaki kısa EEG dalga patlamaları; bellek pekiştirmeyle ilişkilidir.
Glimfatik sistem: Beyin omurilik sıvısının, özellikle derin uykuda, hücreler arası atıkları (amiloid-beta gibi) temizlediği boşaltım sistemi.
Kronotip: Bir kişinin doğal uyku-uyanıklık eğilimi; sabahçıl, akşamçıl veya ara tip olabilir.
Sosyal jetlag: İç biyolojik saat ile sosyal/iş programı arasındaki uyumsuzluk; hafta içi ve hafta sonu uyku saatlerinin kayması.
Uyku ataleti: Uyanmadan hemen sonra yaşanan, özellikle derin uykudan uyanınca artan sersemlik ve performans düşüşü hali.
Uyku verimliliği: Yatakta geçirilen sürenin ne kadarının gerçekten uykuda geçtiğini gösteren oran.
Hafıza pekiştirme: Gün içinde öğrenilen bilgilerin uyku sırasında kalıcı belleğe aktarılması süreci.
Uyku döngüsü: N1, N2, N3 ve REM evrelerinden oluşan, ortalama 90-110 dakika süren tam bir uyku turu.
Amiloid-beta: Beyinde biriktiğinde Alzheimer ile ilişkilendirilen, uykuda glimfatik sistemle temizlenen bir protein parçası.
Kreatin: Kas ve beyin hücrelerinde fosfokreatin olarak depolanan, hızlı enerji (ATP) yenilemesini sağlayan doğal bir bileşik.
Fosfokreatin: Kreatinin hücredeki yüksek enerjili formu; ATP’yi hızla yeniden üreterek ani enerji ihtiyacını karşılar.
Kreatin kinaz: Fosfokreatin ile ADP arasında fosfat aktararak ATP üreten enzim; hücresel enerji tamponlama sisteminin merkezindedir.
Kreatin monohidrat: En çok araştırılan, en uygun maliyetli ve etkinliği kanıtlanmış kreatin formu.
Kreatin yükleme: 5-7 gün boyunca günde yaklaşık 20 g (dört doza bölünmüş) kreatin alarak kas depolarını hızla doyurma protokolü.
Sarkopeni: Yaşla birlikte kas kütlesi, gücü ve işlevinin ilerleyici biçimde azalması.
Direnç egzersizi: Kasların bir dirence (ağırlık, vücut ağırlığı, direnç bandı) karşı çalıştırıldığı; kas ve kemiği güçlendiren antrenman türü.
Kemik mineral yoğunluğu: Kemikteki mineral (özellikle kalsiyum) miktarının ölçüsü; kemik sağlığının ve kırık riskinin göstergesidir (KMY).
Osteoporoz: Kemik yoğunluğu ve kalitesinin azalmasıyla kırık riskinin arttığı, halk arasında “kemik erimesi” olarak bilinen durum.
Östrojen: Kadın üreme sisteminin başlıca hormonu; kemik, kas, beyin ve metabolizma üzerinde geniş etkileri vardır.
Luteal faz: Adet döngüsünün yumurtlama sonrası, progesteronun yükseldiği ikinci yarısı.
Bilişsel işlev: Dikkat, hafıza, öğrenme, problem çözme ve bilgi işleme gibi zihinsel süreçlerin bütünü.
Plasenta: Gebelikte anne ile fetüs arasında besin, oksijen ve atık alışverişini sağlayan organ.
Fetal hipoksi: Bebeğin doğum öncesinde ya da sırasında yeterli oksijen alamaması durumu.
Bağırsak-beyin ekseni: Sindirim sistemi ile merkezi sinir sistemi arasındaki çift yönlü iletişim ağı; sinir (vagus), hormon (HPA) ve bağışıklık yollarıyla çalışır.
Mikrobiyota: Bağırsakta ve vücutta yaşayan trilyonlarca bakteri, virüs ve mantarın oluşturduğu mikroorganizma topluluğu.
Disbiyozis: Bağırsak mikrobiyotasındaki faydalı ve zararlı mikroorganizma dengesinin bozulması.
Vagus siniri: Beyin sapından bağırsaklara uzanan, bağırsak-beyin iletişiminin ana hattı; lifleri çoğunlukla bağırsaktan beyne sinyal taşır.
Serotonin: Ruh hali, uyku ve sindirimde etkili, çoğu bağırsaktaki enterokromaffin hücrelerde üretilen bir nörotransmitter.
Enterokromaffin hücreler: Bağırsak yüzeyinde bulunan ve vücut serotonininin büyük kısmını üreten hücreler.
Probiyotik: Yeterli miktarda alındığında sağlığa yarar sağlayan canlı faydalı bakteriler.
Prebiyotik: Faydalı bağırsak bakterilerini besleyen, sindirilemeyen lifler.
Psikobiyotik: Ruh sağlığı üzerinde olumlu etki gösterebilen probiyotik veya prebiyotikler.
Kısa zincirli yağ asitleri: Bağırsak bakterilerinin lifi fermente etmesiyle oluşan, bütirat/asetat/propiyonat gibi, bağırsak ve beyin sağlığını etkileyen moleküller.
Bütirat: Kalın bağırsak hücrelerinin ana yakıtı olan, anti-inflamatuar etkili bir kısa zincirli yağ asidi.
Sitokin: Bağışıklık hücrelerinin salgıladığı, inflamasyonu düzenleyen sinyal proteinleri (ör. IL-6, TNF-α).
Triptofan: Serotonin ve kinürenin gibi moleküllerin üretildiği, gıdayla alınan esansiyel amino asit.
Kinürenin yolu: Triptofanın büyük kısmının metabolize olduğu; bazı ürünleri nöroprotektif, bazıları nörotoksik olan biyokimyasal yol.
Fekal mikrobiyota transplantı: Sağlıklı bir vericinin dışkı mikrobiyotasının hastaya aktarılması; C. difficile dışındaki ruhsal endikasyonlar araştırma aşamasında.
BDNF: Beyin kaynaklı nörotrofik faktör; nöron büyümesi ve plastisitesini destekleyen, depresyonla ilişkili protein.
HPA ekseni: Hipotalamus-hipofiz-adrenal stres yanıt sistemi; kortizol salınımını yönetir.
Holistik tıp: Bireyi fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal bir bütün olarak ele alan tıp yaklaşımı. Detay
Ayurveda: 5000 yıllık Hint geleneksel tıp sistemi; doşa (vata, pitta, kapha) dengesi prensibiyle çalışır. Detay
Propolis: Arıların reçinemsi maddelerle yaptığı antimikrobiyal arı ürünü. Detay
Diyabet: Pankreasın yetersiz insülin salgılaması veya vücudun insüline direnç göstermesi sonucu kan şekerinin yükseldiği kronik metabolik hastalık. Detay
Tiroid: Boyunda yer alan, metabolizmayı düzenleyen hormon (T3, T4) salgılayan endokrin bez. Hipotiroidi ve hipertiroidi en yaygın bozukluklarıdır. Detay
💻 Teknoloji Terimleri
Fotopletismografi: Cilde gönderilen ışığın kan hacmi değişimine göre yansımasını ölçerek nabız tespit eden optik yöntem (PPG).
İvmeölçer: Cihazın hareket ve hızlanmasını algılayan; adım sayımı ve aktivite takibinde kullanılan sensör.
Giyilebilir teknoloji: Vücutta taşınan, sağlık ve aktivite verisi toplayan akıllı saat, bileklik ve yüzük gibi cihazlar.
Sürekli glukoz izleme: Cilt altına yerleştirilen küçük sensörle kan şekerini gün boyu ölçen sistem (CGM).
Noninvaziv: Vücuda iğne batırmadan, kesi yapmadan veya içine girmeden uygulanan ölçüm veya işlem.
Sağlık verisi mahremiyeti: Kişinin kalp, uyku, konum gibi hassas sağlık verilerinin izinsiz paylaşım ve satışa karşı korunması.
GDPR/KVKK: Avrupa (GDPR) ve Türkiye (KVKK) kişisel verilerin korunması mevzuatı; sağlık verisini özel nitelikli sayar.
Derin öğrenme: Çok katmanlı yapay sinir ağlarıyla verilerden örüntü öğrenen makine öğrenmesi dalı.
Konvolüsyonel sinir ağı: Görüntü tanımada kullanılan, görsel özellikleri katman katman çıkaran derin öğrenme mimarisi (CNN).
Büyük dil modeli: Çok büyük metin verisiyle eğitilmiş, doğal dil üreten ve anlayan yapay zeka modeli (GPT gibi).
Halüsinasyon (yapay zeka): Bir yapay zekanın gerçek olmayan bilgi, kaynak veya tanıyı kendinden emin biçimde üretmesi.
Klinik karar destek: Hekime tanı ve tedavi kararlarında yardımcı olan, yerine geçmeyen yazılım sistemleri.
FDA onayı: ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin bir tıbbi cihaz veya yazılımı kullanıma uygun bulması.
FinTech: Financial Technology — geleneksel bankacılık ve finansa teknolojik çözümler getiren ekosistem. Dijital cüzdan, P2P kredi, robo-advisor örnekleri içerir. Detay
VR (Virtual Reality): Sanal gerçeklik — kullanıcıyı tamamen yapay bir 3D ortama daldıran teknoloji. Detay
AR (Augmented Reality): Artırılmış gerçeklik — gerçek dünya görüntüsüne dijital katmanlar ekleyen teknoloji.
Otonom dron: İnsan müdahalesi olmadan, sensör + AI ile bağımsız uçuş kararı veren insansız hava aracı. Detay
EV (Electric Vehicle): Elektrikli araç. BEV (battery EV), PHEV (plug-in hybrid), HEV (hybrid) gibi alt türleri vardır.
📚 Bir Terim Bulamadın mı?
Aradığınız bir kavramı sözlükte bulamadıysanız bize editor@kisabilgi.com adresinden iletebilirsiniz; uygun olanları sözlüğe ekleyip ilgili yazılara bağlarız.
